Sadakat Kartlarında KVKK Uyum Süresi 28 Şubat 2027’ye Uzatıldı

You are here:
Sadakat kartlarında KVKK doğrulama yükümlülüğüne uyum süresinin 28 Şubat 2027’ye uzatılması

Gündem · Kurul Kararı · KVKK

Yayınlanma Tarihi: 13 Ağustos 2026 · Son Güncelleme: 13 Ağustos 2026

Kısa Özet

Sadakat kartlarında doğrulama yükümlülüğüne uyum süresi 28 Şubat 2027’ye uzatıldı

Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 22 Temmuz 2026 tarihli ve 2026/1491 sayılı Kararıyla sadakat kartlarında doğrulama mekanizması kurulması için veri sorumlularına tanınan uyum süresini 28 Şubat 2027 tarihine kadar uzattı.

Karar yeni bir yükümlülük getirmiyor. Daha önce yayımlanan 2026/266 sayılı İlke Kararı kapsamında öngörülen altı aylık uyum süresini uzatıyor.

Düzenlemenin amacı, başkasına ait telefon veya sadakat kartı numarasıyla yapılan alışverişlerin gerçek kart sahibinin hesabına doğrulama yapılmadan kaydedilmesini önlemektir. Kurul, her işlemde kimlik kontrolü yapılmasını veya mutlaka SMS kodu kullanılmasını zorunlu tutmuyor; işlem türüne ve riskine uygun bir doğrulama sistemi kurulmasını istiyor.

Sadakat kartlarına ilişkin kararın arka planı nedir?

Market, mağaza, akaryakıt istasyonu, kozmetik, teknoloji, yapı market ve giyim işletmeleri gibi birçok sektörde müşterilere indirim, promosyon ve puan avantajı sağlayan sadakat programları kullanılıyor.

Bu programlarda müşterinin fiziki kartı okutulabildiği gibi kasada cep telefonu veya sadakat kartı numarası söylenerek de işlem yapılabiliyor. Ancak yalnızca numaranın söylenmesine dayanan sistemlerde, başkasına ait bir telefon veya kart numarasının kart sahibinin bilgisi dışında kullanılması mümkün olabiliyor.

Kişisel Verileri Koruma Kurumuna ulaşan ihbar ve şikâyetlerde, kart sahibi alışveriş sırasında kasada bulunmadığı ve işlemden haberdar olmadığı hâlde başkasının yaptığı alışverişin kart sahibinin hesabına kaydedilebildiği belirtildi. Bazı işlemlerde satın alınan ürün veya hizmet bilgileri kart sahibinin müşteri geçmişine işlendi; fatura ve benzeri belgeler de gerçek alışverişi yapan kişi yerine kart sahibi adına düzenlenebildi.

Kurul, bu uygulamayı yalnızca sadakat puanlarının kullanılması bakımından değil, kişisel verilerin doğru kişiyle ilişkilendirilmesi ve müşteri hesaplarının güvenliği bakımından değerlendirdi.

2026/266 sayılı İlke Kararı ne getirmişti?

Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 11 Şubat 2026 tarihli ve 2026/266 sayılı İlke Kararında, kart sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın üçüncü kişiler tarafından sadakat hesabı üzerinden alışveriş yapılmasına imkân sağlayan uygulamanın hukuka aykırı kişisel veri işleme faaliyetlerine yol açabileceğini değerlendirdi.

Başkasının yaptığı bir alışverişin kart sahibinin hesabına kaydedilmesi, kişinin gerçekte satın almadığı ürünlerin onun müşteri geçmişinde görünmesine neden olabilir. Kurula göre bu durum, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 4’üncü maddesinde yer alan “doğru ve gerektiğinde güncel olma” ilkesine aykırılık oluşturabilir.

Sadakat kartı sözleşmesinde kartın üçüncü kişilere kullandırılmamasına ilişkin bir hüküm bulunması da işletmenin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmıyor. Veri sorumlusu, Kanun’un 12’nci maddesi kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini ve kişisel veri ihlallerini önlemeye yönelik uygun teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlü bulunuyor.

İlke Kararı bu nedenle, sadakat kartının üyelik oluşturma, puan kazanma, puan kullanma, indirim veya promosyondan yararlanma gibi amaçlarla kullanıldığı işlemlerde, işlemin ilgili kişinin bilgisi ve onayı dâhilinde gerçekleştiğini doğrulayacak uygun mekanizmaların kurulmasını öngördü.

2026/1491 sayılı Kararla ne değişti?

İlk İlke Kararı 28 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış ve veri sorumlularına doğrulama mekanizmalarını oluşturabilmeleri için altı aylık uyum süresi tanınmıştı. Bu süre 28 Ağustos 2026 tarihinde sona erecekti.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu, sektörden gelen talepleri dikkate alarak 22 Temmuz 2026 tarihli ve 2026/1491 sayılı Kararı aldı. Kararla, 2026/266 sayılı İlke Kararına uyum süresi 28 Şubat 2027 tarihine kadar uzatıldı.

Dolayısıyla 2026/1491 sayılı karar, sadakat kartı programları için bağımsız veya yeni bir doğrulama yükümlülüğü getirmiyor. Mevcut yükümlülüğün yerine getirilmesi için tanınan süreyi uzatıyor. İşletmelerin bu ek süre içinde sadakat programlarını, kasa işlemlerini, müşteri hesaplarını ve doğrulama yöntemlerini İlke Kararına uygun hâle getirmesi gerekiyor.

Sadakat kartının doğrulanması ne anlama geliyor?

Kurulun yaklaşımı, kasadaki kişinin her alışverişte kimlik belgesiyle kimliğinin tespit edilmesi değildir. Temel amaç, kullanılan sadakat hesabının gerçek hesap sahibi tarafından veya hesap sahibinin bilgisi ve onayıyla kullanıldığının makul ve güvenli bir yöntemle doğrulanmasıdır.

Örneğin müşteri fiziki sadakat kartını okutabilir, işletmenin mobil uygulamasındaki kendisine özel QR kodu gösterebilir, telefonuna gelen tek kullanımlık kodu kullanabilir veya sadakat kartı şifresini işlem cihazına girebilir.

İlgili kişi, doğrulanmış çevrim içi hesabı üzerinden yalnızca telefon numarasının söylenmesiyle hangi işlemlerin yapılmasına izin verdiğini önceden seçebilir. Örneğin müşteri, telefon numarasıyla puan kazanılmasına izin verirken puan harcanması için ek doğrulama şartı belirleyebilir.

Bu nedenle karar, bütün işletmelerin her işlemde aynı yöntemi kullanmasını zorunlu kılmıyor. Sadakat programındaki işlem türüne, kişisel veri işleme riskine ve ilgili kişi gruplarının özelliklerine göre farklı doğrulama yöntemleri uygulanabilir.

Başkasının sadakat kartını kullanması hangi zararlara yol açabilir?

Başkasının bir sadakat kartına puan kazandırması her durumda kart sahibinin doğrudan maddi zarara uğramasına neden olmayabilir. Buna karşılık, doğrulamasız kullanımın sistematik hâle gelmesi kart sahibine ait müşteri kayıtlarının doğruluğunu ve güvenliğini bozabilir.

Başkasının alışverişlerinin kart sahibinin hesabına kaydedilmesi hâlinde aşağıdaki sonuçlar ortaya çıkabilir:

  • Gerçekte satın alınmayan ürün veya hizmetlerin kart sahibinin alışveriş geçmişine işlenmesi,
  • Kart sahibi hakkında yanlış müşteri profili ve tüketim alışkanlığı analizi oluşturulması,
  • Yanlış verilere dayanılarak kişiselleştirilmiş reklam, kampanya veya teklif gönderilmesi,
  • Fatura veya benzeri belgelerin gerçek alıcı yerine kart sahibi adına düzenlenmesi,
  • Biriken puanların, indirimlerin veya kampanya haklarının üçüncü kişiler tarafından kullanılması,
  • İade, değişim, garanti veya müşteri hizmetleri süreçlerinde işlemlerin yanlış kişiyle ilişkilendirilmesi,
  • Birden fazla kişiye ait alışveriş kayıtlarının aynı müşteri hesabında karışması.

Satın alınan ürünlerin niteliğine bağlı olarak yanlış kayıtların etkisi daha da önemli hâle gelebilir. Sağlık, aile hayatı, ekonomik durum veya kişisel tercihler hakkında çıkarım yapılmasına elverişli alışverişlerin yanlış kişinin hesabına kaydedilmesi, sıradan bir puan hatasının ötesinde mahremiyet ve profilleme riski doğurabilir.

Karar kimleri ve hangi süreçleri etkiliyor?

Karar, müşterilerine telefon numarası, kart numarası, fiziki kart, mobil uygulama veya çevrim içi hesap üzerinden sadakat programı sunan veri sorumlularını ilgilendiriyor.

Özellikle aşağıdaki süreçlerin gözden geçirilmesi önem taşıyor:

  • Kasada telefon veya sadakat kartı numarasıyla müşteri hesabının bulunması,
  • Üyelik oluşturulması ve üyelik bilgilerinin doğrulanması,
  • Alışverişte puan kazanılması ve mevcut puanların kullanılması,
  • İndirim ve promosyonlardan yararlanılması,
  • Fatura, fiş, iade ve garanti kayıtlarının müşteri hesabıyla ilişkilendirilmesi,
  • Müşteri işlem geçmişinin analiz ve pazarlama süreçlerinde kullanılması,
  • Sadakat programının dış hizmet sağlayıcılar veya grup şirketleri aracılığıyla yürütülmesi.

Sadakat programı işleten işletmeler ne yapmalı?

Uyum süresinin uzatılması, doğrulama mekanizmasının seçilmesi ve uygulanması için işletmelere ek zaman sağlıyor. Bununla birlikte teknik geliştirme, mağaza operasyonu ve hukuki dokümantasyon birlikte ele alınacağı için çalışmaların son tarihe bırakılmaması gerekir.

İşletmelerin aşağıdaki adımları değerlendirmesi uygun olacaktır:

  1. Sadakat kartı üzerinden gerçekleştirilen bütün işlem türlerini belirlemek,
  2. Hangi işlemlerde yalnızca telefon veya kart numarası söylenmesinin yeterli kabul edildiğini tespit etmek,
  3. Puan kazanma, puan harcama, indirim ve promosyon işlemlerini risk seviyelerine göre ayırmak,
  4. SMS kodu, mobil uygulama, QR kod, fiziki kart, şifre veya önceden verilmiş kullanıcı tercihi gibi uygun doğrulama yöntemlerini belirlemek,
  5. Teknoloji kullanmakta güçlük yaşayabilecek ilgili kişiler için alternatif yöntemler sunmak,
  6. Müşteri işlem bilgilerinin ve faturaların doğru kişiyle ilişkilendirilmesini sağlayacak kontroller oluşturmak,
  7. Sadakat kartı üyelik sözleşmesini, aydınlatma metnini ve ilgili iç prosedürleri gözden geçirmek,
  8. Kasa ve müşteri hizmetleri çalışanlarına uygulanabilir talimatlar vermek,
  9. Doğrulama sisteminin işleyişini ve alınan teknik-idari tedbirleri kayıt altına almak.

Doğrulama yönteminin seçiminde yalnız güvenlik değil, ölçülülük ve kullanılabilirlik de dikkate alınmalıdır. Düşük riskli puan kazanma işlemi ile müşterinin birikmiş puanlarını harcadığı işlem için aynı doğrulama düzeyinin uygulanması zorunlu değildir.

Lilyum değerlendirmesi

Kararın amacı kimlik kontrolü değil, yanlış müşteri kaydı oluşmasını önlemektir

2026/1491 sayılı Kararın kapsamı doğru belirlenmelidir. Karar, sadakat kartlarında her alışveriş için zorunlu kimlik kontrolü getirmediği gibi, bütün işletmelerin mutlaka SMS doğrulama sistemi kullanmasını da öngörmemektedir.

Kararın gerekçesi dikkate alındığında temel sorun, üçüncü kişinin yaptığı alışverişin herhangi bir doğrulama bulunmadan kart sahibinin müşteri hesabına kaydedilmesidir. Böyle bir kayıt, kişinin alışveriş geçmişini ve müşteri profilini gerçeğe aykırı hâle getirebilir; fatura, puan, kampanya, iade ve pazarlama süreçlerinde yanlış sonuçlara yol açabilir.

Kanaatimizce uygulanacak kontrol, işlemin taşıdığı riskle orantılı olmalıdır. Puan harcanması veya yüksek tutarlı işlemler daha güçlü doğrulama gerektirebilirken, düşük riskli işlemlerde fiziki kart, uygulama QR kodu ya da kişinin önceden belirlediği tercih gibi daha kolay yöntemler kullanılabilir.

İşletmeler bakımından önemli olan, seçilen yöntemin alışverişin kart sahibinin bilgisi ve onayı dâhilinde gerçekleştiğini makul biçimde doğrulaması ve müşteri kayıtlarının başka kişilerin işlemleriyle karışmasını önlemesidir.

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

Sadakat kartı kullanılırken her alışverişte kimlik gösterilmesi gerekecek mi?

Hayır. Kurul kararı her alışverişte kimlik belgesi gösterilmesini zorunlu tutmuyor. İşlemin kart sahibinin bilgisi ve onayı dâhilinde gerçekleştiğini doğrulayabilecek fiziki kart, SMS kodu, mobil uygulama, QR kod, şifre veya benzeri uygun yöntemler kullanılabilir.

Kasada yalnızca telefon numarası söylemek tamamen yasaklandı mı?

Telefon numarasının hiçbir doğrulama veya önceden verilmiş kullanıcı tercihi olmadan kullanılması riskli görülüyor. Ancak kart sahibi doğrulanmış hesabı üzerinden telefon numarasıyla belirli işlemlerin yapılmasına önceden izin verebilir. Yöntemin işlemin kart sahibinin bilgisi ve onayı dâhilinde gerçekleştiğini gösterebilmesi gerekir.

SMS doğrulama kodu kullanılması zorunlu mu?

Hayır. SMS kodu kullanılabilecek yöntemlerden yalnızca biridir. Mobil uygulama veya internet sitesi üzerinden QR kod, fiziki sadakat kartının okutulması, sadakat kartı şifresi ya da kişinin önceden belirlediği işlem tercihleri gibi alternatif yöntemler de kullanılabilir.

Aile bireyleri birbirlerinin sadakat kartlarını kullanabilir mi?

İşlemin kart sahibinin bilgisi ve onayı dâhilinde gerçekleştirildiğinin uygun bir yöntemle doğrulanması gerekir. İşletme, aile bireyleri veya yetkilendirilen kişiler için programın yapısına uygun kullanım ve doğrulama seçenekleri oluşturabilir.

İşletmeler için son uyum tarihi nedir?

2026/1491 sayılı Kurul Kararıyla, 2026/266 sayılı İlke Kararına uyum süresi 28 Şubat 2027 tarihine kadar uzatılmıştır.

Uzman desteği

Sadakat programınızın KVKK uyumunu değerlendirin

Sadakat kartı, telefon numarası, puan, indirim ve müşteri işlem geçmişi süreçlerinizin 2026/266 ve 2026/1491 sayılı Kurul kararları kapsamında değerlendirilmesi için KVKK danışmanlığı desteği alabilirsiniz.

Facebook
Twitter
LinkedIn
WhatsApp
Picture of Mustafa Fazlıoğlu

Mustafa Fazlıoğlu

KVKK danışmanlığı, mali müşavirlik süreçleri, şirket içi görev tanımları, yönergeler, kişisel veri işleme envanteri, VERBİS, aydınlatma metinleri ve kurumsal uyum alanlarında çalışmalar yürütmektedir. Lilyum Danışmanlık bünyesinde işletmelerin yalnızca belge hazırlama aşamasında değil; fiilî veri işleme süreçlerinin, çalışan kayıtlarının, müşteri verilerinin, tedarikçi ilişkilerinin ve saklama-imha uygulamalarının birlikte değerlendirilmesi gereken KVKK uyum süreçlerinde danışmanlık desteği sunmaktadır.