Yayınlanma tarihi: · Son güncellenme tarihi:
Sermaye tamamlama fonu, ortakların şirketin bilanço zararlarını kapatmak amacıyla karşılıksız olarak aktardıkları tutarların öz kaynaklar içinde izlendiği hesaptır. Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı maddesi kapsamında sermayenin tamamlanmasına karar verilmesi hâlinde bu tutarlar kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaz; karar alınmamışsa aynı ödeme vergisel açıdan bambaşka bir sonuç doğurur. Bu rehberde sermaye kaybı eşiklerinin nasıl hesaplandığını, sermaye tamamlama kararının hangi usulle alınacağını, ödemenin muhasebeleştirilmesini, kurumlar vergisi ile katma değer vergisi karşısındaki durumunu ve sermaye azaltımıyla karşılaştırmasını uygulamaya dönük biçimde ele alıyoruz.
Sermaye kaybı ve tamamlama sürecinizi birlikte değerlendirelim
Şirketinizin öz kaynak yapısını, TTK 376 eşiklerini ve alınacak kararın vergisel sonuçlarını mali müşavirlik hizmetlerimiz kapsamında birlikte ele alalım.
Sermaye tamamlama fonu bir bakışta
- Sermayenin tamamlanması, bilanço açıklarının ortakların tamamı veya bir bölümü tarafından kapatılmasıdır.
- Ödeme karşılıksızdır; sermaye konulması, borç verilmesi veya sermaye artırım avansı niteliği taşımaz ve ortak verdiğini geri alamaz.
- Aktarılan tutarlar öz kaynaklar içinde sermaye tamamlama fonu hesabında izlenir ve yalnızca zararların mahsubunda kullanılır.
- TTK 376 kapsamında sermayenin tamamlanmasına karar verilmişse, aktarılan tutarlar kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaz.
- Böyle bir karar yoksa, ortaklarca karşılanan tutarların kurum kazancının tespitinde dikkate alınması gerekir.
- Mal teslimi veya hizmet ifası bulunmadığından işlem katma değer vergisinin konusuna girmez.
- Şirketin tescil edilmiş sermayesi değişmediği için işlem, sermaye artırımından ve sermaye azaltımından ayrı bir kurumdur.
Sermaye tamamlama nedir?
Sermayenin tamamlanması, şirketin bilanço açıklarının ortakların tamamı veya bazı ortaklar tarafından kapatılmasıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında tebliğ, bu kurumu sermaye artırımından ve sermaye azaltımından ayrı bir tedbir olarak düzenler.
Kararın alınması hâlinde her ortak, zarar sebebiyle karşılıksız kalan tutarı kapatacak miktarda parayı vermekle yükümlü olur. Kanuni yedek akçelerin yitirilen kısımlarının ayrıca tamamlanması gerekmez. Ortak, payı oranında tamamlamaya katılır ve verdiğini geri alamaz.
Uygulamada bu kurum, öz kaynağı erimiş ancak faaliyetine devam edecek şirketlerde tercih edilir. Şirkete gerçek anlamda nakit girişi sağlar, esas sözleşme değişikliği gerektirmez ve pay oranlarını değiştirmez.
TTK 376’nın üç fıkrası ve eşik hesabı
Sermaye tamamlama, Kanun’un 376’ncı maddesinin ikinci fıkrasında sayılan seçeneklerden biridir. Maddenin üç fıkrası birbirinden farklı durumları düzenler ve bunların karıştırılması uygulamada sık rastlanan bir hatadır.
Eşik hesabında bakılan büyüklük şirketin borç tutarı değil, öz kaynak tarafıdır: sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının ne kadarının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığıdır. Borca batıklık ise ayrı bir testtir ve aktiflerin şirket alacaklılarının alacaklarını karşılayıp karşılamadığına bakılır.
| Fıkra | Durum | Ölçüt | Sonuç |
|---|---|---|---|
| TTK 376/1 | Sermaye kaybı | Zarar, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısına eşit veya bu tutardan çok, üçte ikisinden az | Yönetim organı genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve iyileştirici önlemleri sunar |
| TTK 376/2 | Ağır sermaye kaybı | Zarar, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisine eşit veya bu tutardan çok | Genel kurul sermaye azaltımı, sermayenin tamamlanması veya sermaye artırımı kararlarından birini alır; aksi hâlde şirket kendiliğinden sona erer |
| TTK 376/3 | Borca batıklık | Ara bilançoya göre aktifler, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamıyor | Yönetim organı durumu asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister |
Eşik hesabında borç tutarı yer almaz
Uygulamada “borçların sermayeyi belirli bir kat aşması” şeklinde bir ölçüt bulunmamaktadır. TTK 376/1 ve 376/2 bakımından hesaplama yalnızca sermaye, kanuni yedek akçeler ve zarar üzerinden yapılır. Borç tarafı, 376/3’teki borca batıklık testinin konusudur.
Hesaplamada tescil edilmiş sermaye esas alınır
Ticaret Bakanlığı’nın asgari sermaye uygulamasına ilişkin açıklamalarında, TTK 376 kapsamında şirketin sermayesinin ve kanuni yedek akçelerinin kaybına ilişkin hesaplamalarda şirketin ticaret siciline tescil edilmiş sermayesinin esas alınacağı belirtilmiştir. Enflasyon düzeltmesi uygulayan şirketlerde düzeltme farklarının hesaba nasıl yansıyacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Ödemenin hukuki niteliği
Sermaye tamamlama ödemesinin niteliği, konunun vergisel boyutunu doğrudan belirlediği için önem taşır. İlgili tebliğ hükmüne göre bu ödeme:
Ödemenin taşıdığı ve taşımadığı nitelikler
- Karşılıksızdır; ortak verdiği tutarı geri alamaz.
- Sermaye konulması niteliğinde değildir; tescil edilmiş sermaye tutarı değişmez.
- Şirkete borç verilmesi niteliğinde değildir; ortaklar cari hesabında izlenmez.
- Gelecekte yapılacak sermaye artırımına mahsuben avans olarak nitelendirilmez.
- Öz kaynaklar içerisinde sermaye tamamlama fonu hesabında toplanır ve takip edilir.
- Fon yalnızca zararların mahsup edilmesi suretiyle kullanılabilir.
- Kanuni yedek akçelerin yitirilen kısımlarının tamamlanması gerekmez.
Ödemenin hukuken ne sermaye ne de borç sayılması, kurumlar vergisi tartışmasının çıkış noktasıdır. Kurum kazancı öz sermaye kıyaslamasıyla belirlendiğinden, işletmeye ilave olunan değer sayılmayan karşılıksız bir varlık artışı prensip olarak kazanç tanımına yaklaşır. Kanun koyucu bu nedenle konuyu açık bir hükümle düzenleme yoluna gitmiştir.
Sermaye tamamlama kararı nasıl alınır?
Vergisel sonucun dayanağı ödemenin kendisi değil, usulüne uygun alınmış genel kurul kararıdır. Süreç aşağıdaki adımlarla yürütülür.
-
Finansal tablo üzerinden tespit
Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı, ilgili finansal tablolar üzerinden tespit edilir ve yönetim organı kararına bağlanır. Bu tespit, işlemin TTK 376 kapsamında olduğunun temel dayanağıdır.
-
Genel kurulun toplantıya çağrılması
Yönetim organı genel kurulu derhâl toplantıya çağırır. Gündem maddeleri arasında sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının karşılıksız kaldığı hususu açıkça belirtilir. Farklı bir gündemle toplanılmış olsa dahi bu husus genel kurulda görüşülür.
-
Kararın açık biçimde yazılması
Karar metninde “geçmiş yıl zararlarının ortaklarca karşılanması” gibi genel bir ifade yerine, sermayenin tamamlanmasına karar verildiği açıkça yer alır. Tamamlanacak tutar, ortakların payları oranındaki yükümlülükleri ve ödeme süresi belirtilir.
-
Karar nisabının sağlanması
Anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde Kanun’un 421’inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, limited şirketlerde ise 603 ve devamı maddeleri uygulanır. Anonim şirkette bu, pay sahiplerinin tamamının onayını gerektiren ağırlaştırılmış bir nisap anlamına gelir.
-
Ödemenin yapılması ve kayda alınması
Ödeme nakden yapılır, banka açıklamasında işlemin niteliği belirtilir ve tutar doğrudan sermaye tamamlama fonu hesabına alınır. Ödemenin karar tarihiyle aynı hesap dönemine denk gelmesi, işlem ile karar arasındaki bağı tartışmasız kılar.
Bazı ortakların katılmaması kararın yerine geçmez
Sermayenin tamamlanamaması, bazı ortakların kendi istekleriyle tamamlama yapmasına engel oluşturmaz. Ancak bu imkân, genel kurul kararının varlığı şartını ortadan kaldırmaz. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun ilgili hükmü, sermayenin tamamlanmasına karar verilen şirketin ortaklarınca aktarılan tutarları esas almaktadır.
Karar ticaret siciline tescil edilir mi?
Sermayenin tamamlanmasında şirketin tescil edilmiş sermayesi değişmez, esas sözleşme değişikliği yapılmaz ve pay oranları korunur. Bu nedenle işlem, sermaye artırımı ve sermaye azaltımından farklı olarak sicil kaydını değiştiren bir olgu doğurmaz. İlgili tebliğ de sermayenin tamamlanmasını düzenleyen maddesinde tescil veya ilan yükümlülüğüne yer vermemiştir.
Buna karşılık öğretide, 376’ncı maddedeki “sermayenin tamamlanması” ifadesinin sermayenin kayıp kadar azaltılıp eş zamanlı artırılması olarak anlaşılması gerektiğini savunan bir görüş de bulunmaktadır. Bu yol tercih edildiğinde işlem esas sözleşme değişikliği doğurur ve tescil ile ilana tabi olur; ancak o durumda uygulanacak rejim sermaye artırımı rejimidir.
Uygulamada ticaret sicili müdürlükleri arasında yaklaşım farkları görülebildiğinden, işleme başlamadan önce yetkili ticaret sicili müdürlüğünden hangi belgelerin talep edildiğinin yazılı olarak teyit edilmesi önerilir. Tescil yapılmasa dahi kararın tarihi, nisabı ve içeriği karar defteri üzerinden ispatlanabilir olmalıdır.
Muhasebeleştirme ve sayısal örnek
Ortakların aktardığı tutar hiçbir aşamada gelir hesaplarına ve ortaklara borçlar hesabına uğramaz. Tahsilat doğrudan öz kaynak içindeki fon hesabına alınır, ardından bilanço zararına mahsup edilir.
Örnek: Sermayesi 2.000.000 TL, kanuni yedek akçeleri 200.000 TL ve geçmiş yıllar zararı 1.900.000 TL olan bir anonim şirkette öz kaynak toplamı 300.000 TL’dir. Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamı 2.200.000 TL, bunun üçte ikisi 1.466.667 TL olduğundan zarar eşiği aşmıştır ve şirket TTK 376/2 kapsamındadır. Ortakların payları %60 ve %40 ise tamamlanacak tutar 1.900.000 TL olup, ortaklara düşen paylar 1.140.000 TL ve 760.000 TL’dir.
| İşlem | Borç | Alacak | Tutar |
|---|---|---|---|
| Ortaklardan tahsilat | 102 Bankalar | 549 Özel Fonlar – Sermaye Tamamlama Fonu | 1.900.000 TL |
| Bilanço zararının mahsubu | 549 Özel Fonlar – Sermaye Tamamlama Fonu | 580 Geçmiş Yıllar Zararları | 1.900.000 TL |
İşlem sonrasında öz kaynak toplamı 2.200.000 TL’ye yükselir, geçmiş yıllar zararı sıfırlanır ve tescil edilmiş sermaye 2.000.000 TL olarak değişmeden kalır. Ortaklar bu tutarı aktarmalarına rağmen yeni pay edinmez; ödemenin karşılıksız niteliğinin pratik karşılığı budur.
Hesap kodları şirketin uyguladığı hesap planına göre farklılık gösterebilir. Önemli olan, tutarın öz kaynaklar içinde ayrı ve izlenebilir bir fon hesabında gösterilmesi ve yalnızca zarar mahsubunda kullanılmasıdır.
Kurumlar vergisi karşısındaki durum
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6’ncı maddesi uyarınca, Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı maddesi uyarınca sermayenin tamamlanmasına karar verilen şirketin ortakları tarafından zarar sebebiyle karşılıksız kalan kısmı kapatacak miktarda aktarılan tutarlar kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaz.
Hüküm, ortakların şirkete yaptığı her ödemeyi kapsayan genel bir muafiyet değildir. Kapsama girebilmek için işlemin TTK 376 kapsamında alınmış bir sermaye tamamlama kararına dayanması gerekir. Böyle bir karar alınmamışsa, ortaklar tarafından karşılanan tutarların kurum kazancının tespitinde dikkate alınması gerekir.
Bu ayrım, İstanbul Defterdarlığı’nın 07.07.2026 tarihli ve E-62030549-125-894824 sayılı özelgesinde de açıkça ortaya konulmuştur. Özelgede, geçmiş yıl zararlarının ortaklarca karşılanmasında belirleyici unsurun sermaye tamamlama kararı olduğu belirtilmiştir.
Ödeme açıklaması tek başına yeterli değildir
Banka dekontuna veya muhasebe kaydına “geçmiş yıl zararının karşılanması” yazılması, işlemi TTK 376 kapsamına sokmaz. İnceleme aşamasında aranacak belge, usulüne uygun alınmış ve karar defterine geçirilmiş genel kurul kararıdır.
Katma değer vergisi karşısındaki durum
Katma Değer Vergisi Kanunu uyarınca verginin konusunu, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye’de yapılan teslim ve hizmetler oluşturur. Bilanço zararlarının sermayeyi tamamlamaya yönelik olarak ortaklarca karşılanması işleminde ise ortada bir mal teslimi veya hizmet ifası bulunmaz.
Anılan özelgede de bu işlemin finansman temini olarak değerlendirilmemesi ve herhangi bir mal teslimi ya da hizmet ifası gerçekleşmemesi nedeniyle katma değer vergisinin konusuna girmediği belirtilmiştir. Dolayısıyla ortakların yaptığı sermaye tamamlama ödemeleri üzerinden katma değer vergisi hesaplanmaz.
Bu değerlendirme, grup şirketleri arasında görülen ve karşılığında hizmet ya da finansman unsuru bulunan ödemeler bakımından doğrudan uygulanmaz. Zarara katılma payı, masraf katkı payı veya benzeri adlarla yapılan ödemelerin her biri kendi somut niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.
Bilanço zararı ile vergisel zarar mahsubu farkı
Sermaye tamamlama fonuyla kapatılan zarar, ticari bilançoda yer alan geçmiş yıllar zararıdır. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesinde düzenlenen vergisel zarar mahsubu ise beyanname üzerinde yürüyen ayrı bir müessesedir.
Vergisel zarar mahsubunda her yıla ilişkin zarar tutarının ayrı ayrı gösterilmesi, zararın beyannamede yer alması, beyanname üzerinde ayrıca gösterilmesi ve beş yıldan fazla nakledilmemesi şartları aranır. Sermaye tamamlama fonunun kullanımı ise yalnızca bilanço zararlarının mahsubuyla sınırlıdır.
İki müessesenin karıştırılması, uygulamada hem fonun amacı dışında kullanılması hem de beyanname üzerindeki mahsup hakkına ilişkin yanlış değerlendirmeler yapılması sonucunu doğurabilir.
Sermaye azaltımı ile karşılaştırma
TTK 376/2 kapsamında genel kurulun önündeki bir diğer seçenek sermaye azaltımıdır. İki yol da şirketi ağır sermaye kaybı durumundan çıkarmayı hedefler; ancak biri şirkete kaynak girişi sağlar, diğeri yalnızca bilanço büyüklüklerini yeniden düzenler.
| Karşılaştırma ölçütü | Sermayenin tamamlanması | Sermaye azaltımı |
|---|---|---|
| Ortaktan kaynak girişi | Vardır; nakden ödeme yapılır | Yoktur |
| Öz kaynak etkisi | Öz kaynak, aktarılan tutar kadar artar | Öz kaynak toplamı değişmez |
| Tescil edilmiş sermaye | Değişmez | Azalır |
| Esas sözleşme değişikliği ve tescil | Gerekmez | Gerekir |
| Alacaklılara çağrı prosedürü | Yoktur | TTK 473 ilâ 475 kapsamında uygulanır |
| Asgari sermaye sınırı | İşlemi sınırlamaz | Anonim şirkette 250.000 TL, limited şirkette 50.000 TL sınırının altına inilemez |
| Vergisel değerlendirme | Karar varsa aktarılan tutar kurum kazancına dahil edilmez | KVK 32/B kapsamında azaltılan sermaye unsurlarının niteliğine göre vergileme doğabilir |
Sermaye azaltımının vergisel boyutu ayrıca incelenmelidir
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32/B maddesi, sermayeye eklenen öz sermaye kalemlerinin eklendiği tarihten itibaren beş tam yıl geçmeden azaltıma konu edilmesi hâlinde sıralı bir dağıtım kabulü öngörmektedir. Bu kapsamda azaltılan tutarın niteliğine göre kurumlar vergisi ve kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi doğabilir. Enflasyon düzeltmesi farkları sermayeye eklenmiş şirketlerde bu husus özellikle değerlendirilmelidir.
Aynı genel kurulda sermaye azaltımı ile sermaye artırımının birlikte yapılması da mümkündür. Bu yol seçildiğinde işlem tescile tabi bir sermaye işlemi niteliği kazanır ve sermayenin tamamlanmasına ilişkin vergisel hüküm uygulanmaz.
Sık yapılan hatalar
Genel kurul kararı alınmadan ödeme yapılması
Ortaklar şirkete parayı aktarır, ancak dosyada TTK 376 kapsamında alınmış bir karar bulunmaz. Bu durumda aktarılan tutarın kurum kazancının tespitinde dikkate alınması gerekir.
Tutarın ortaklar cari hesabında izlenmesi
Ödemenin ortaklara borçlar hesabına alınması, işleme borç görüntüsü kazandırır ve karşılıksız olma niteliğiyle çelişir. Tutar doğrudan sermaye tamamlama fonu hesabına alınmalıdır.
Fonun zarar mahsubu dışında kullanılması
Sermaye tamamlama fonu yalnızca zararların mahsup edilmesi suretiyle kullanılabilir. Fonun sermayeye ilavesi veya ortaklara iadesi düşünülemez.
Eşik hesabının borç tutarı üzerinden yapılması
Sermaye kaybı hesabı öz kaynak kalemleri üzerinden yürütülür. Borç büyüklüğü üzerinden yapılan değerlendirmeler, şirketin hangi fıkra kapsamında olduğunun yanlış belirlenmesine yol açar.
Kararın gündemde açıkça gösterilmemesi
Gündemde sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının karşılıksız kaldığı belirtilmediğinde ve kararda sermayenin tamamlanmasına karar verildiği açıkça yazılmadığında, işlemin niteliği sonradan tartışma konusu olabilir.
Lilyum Danışmanlık nasıl destek olur?
Sermaye kaybı süreçlerinde ticaret hukuku ve vergi mevzuatı iç içe geçer. Mali müşavirlik masamızla şirketinizin öz kaynak yapısını inceler, TTK 376 eşiklerini hesaplar ve alınacak kararın vergisel sonuçlarını birlikte değerlendiririz.
Çalışma kapsamında finansal tabloların eşik hesabına uygun biçimde hazırlanmasını, karar metni ve gündem içeriğinin mevzuata uygunluğunu, ödemenin muhasebeleştirilmesini ve dönem sonu beyan süreçlerinin bu işlemle uyumunu ele alırız. Sermayenin tamamlanması ile sermaye azaltımı seçeneklerinin şirketiniz açısından doğuracağı farklı sonuçları karşılaştırmalı olarak ortaya koyarız.
Tamamlayıcı Hizmetler
Sermaye yapısına ilişkin kararların muhasebe, vergi ve uyum tarafındaki sonuçları için ilgili danışmanlık hizmetlerimizi inceleyebilirsiniz.
Vergi Danışmanlığı
Sermaye işlemlerinin kurumlar vergisi ve katma değer vergisi karşısındaki sonuçlarının değerlendirilmesi.
Muhasebe Sisteminin Kurulması
Öz kaynak hesaplarının ve fon takibinin doğru kurgulanması için muhasebe düzeni çalışmaları.
Yurt Dışında Şirket Kurulumu Danışmanlığı
Yurt dışı yapılanmalarda sermaye, ortaklık ve raporlama süreçlerinin planlanması.
Teşvik Danışmanlığı
Destek ve teşvik başvurularında aranan mali yeterlilik ve öz kaynak koşullarının değerlendirilmesi.
Yatırım Teşvik Danışmanlığı
Yatırım teşvik belgesi süreçlerinde sermaye yapısı ve finansman planlamasının ele alınması.
KVKK Danışmanlığı
Ortak, çalışan ve iş ortağı verilerinin işlenmesinde kişisel verilerin korunması uyum süreçleri.
İlgili Rehberler
Lilyum Danışmanlık tarafından hazırlanan rehberleri uzmanlık alanlarına göre inceleyebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Sermaye tamamlama fonu nedir?
Bilanço zararlarının kapatılması için ortaklarca yapılan ödemelerin öz kaynaklar içerisinde toplandığı ve takip edildiği hesaptır. Fon yalnızca zararların mahsup edilmesi suretiyle kullanılabilir.
Ortakların şirket zararını karşılaması kurumlar vergisine tabi midir?
İşlem TTK 376 kapsamında alınmış bir sermaye tamamlama kararına dayanıyorsa, ortakların aktardığı tutarlar kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaz.
Karar alınmadan yapılan ödeme nasıl değerlendirilir?
TTK 376 uyarınca sermayenin tamamlanmasına karar verilmemişse, ortaklar tarafından karşılanan tutarların kurum kazancının tespitinde dikkate alınması gerekir.
Sermaye tamamlama ödemesi katma değer vergisine tabi midir?
Hayır. Herhangi bir mal teslimi veya hizmet ifası bulunmadığından ve işlem finansman temini olarak değerlendirilmediğinden katma değer vergisinin konusuna girmez.
Sermaye tamamlama sermaye artırımı mıdır?
Hayır. Sermayenin tamamlanması TTK 376/2’de sayılan ayrı bir seçenektir. Tescil edilmiş sermaye tutarı değişmez, esas sözleşme değiştirilmez ve ortaklara yeni pay verilmez.
Ödeme şirkete verilen borç sayılır mı?
Hayır. Bu yükümlülük sermaye konulması veya borç verilmesi niteliğinde olmayıp karşılıksızdır. Ortak verdiği tutarı geri alamaz ve ödeme, sermaye artırımına mahsuben avans olarak da nitelendirilmez.
Sermaye tamamlama kararı hangi nisapla alınır?
Anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde Kanun’un 421’inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, limited şirketlerde ise 603 ve devamı maddeleri uygulanır.
Bütün ortakların tamamlamaya katılması zorunlu mudur?
Karar alınması hâlinde ortakların payları oranında katılımı esastır. Sermayenin tamamlanamaması, bazı ortakların kendi istekleriyle tamamlama yapmasına engel oluşturmaz.
Sermaye tamamlama kararı ticaret siciline tescil edilir mi?
Sermayenin tamamlanmasında tescil edilmiş sermaye ve esas sözleşme değişmediğinden, ilgili tebliğ bu işlem için tescil yükümlülüğü öngörmemiştir. Uygulamada farklılık görülebildiğinden yetkili ticaret sicili müdürlüğünden teyit alınması yerinde olur.
Kanuni yedek akçelerin kaybedilen kısmı da tamamlanmalı mıdır?
Hayır. İlgili tebliğ, kanuni yedek akçelerin yitirilen kısımlarının tamamlanmasına gerek bulunmadığını açıkça belirtmektedir.
Sermaye kaybı eşiği hesaplanırken borç tutarı dikkate alınır mı?
Hayır. TTK 376/1 ve 376/2 bakımından hesaplama, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının zarar sebebiyle ne ölçüde karşılıksız kaldığı üzerinden yapılır. Borç tarafı, 376/3’teki borca batıklık değerlendirmesinin konusudur.
Geçmiş yıl zararları süresiz olarak kurum kazancından indirilebilir mi?
Hayır. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesine göre zararlar, her yıla ilişkin tutar ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek koşuluyla kurum kazancından indirilebilir.
Resmî Kaynaklar
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Sermayenin kaybı ve borca batık olma durumuna ilişkin 376’ncı madde ile sermaye azaltımını düzenleyen 473 ilâ 475’inci maddeler.
- 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Safi kurum kazancının tespitine ilişkin 6’ncı madde, zarar mahsubunu düzenleyen 9’uncu madde ve sermaye azaltımında vergilemeyi düzenleyen 32/B maddesi.
- 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı Anonim ve limited şirketler için en az sermaye tutarlarının artırılmasına ilişkin karar; Resmî Gazete 25.11.2023, sayı 32380.
- 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376’ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ Ticaret Bakanlığı; Resmî Gazete 15.09.2018, sayı 30536. Sermayenin tamamlanmasına ilişkin 9’uncu madde ile genel kurul çağrısı ve karar seçeneklerine ilişkin 5 ve 7’nci maddeler.
- 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu Verginin konusunu düzenleyen 1/1’inci madde ile matraha ilişkin 20 ve 24’üncü maddeler.
- İstanbul Defterdarlığı Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü özelgesi 07.07.2026 tarihli ve E-62030549-125-894824 sayılı özelge; şirketin geçmiş yıl zararlarının ortaklar tarafından karşılanması durumunda vergilendirme.
Bilgilendirme notu
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sermaye kaybı, sermayenin tamamlanması ve sermaye azaltımı süreçlerinde sonuçlar şirketin hukuki türüne, öz kaynak yapısına ve somut olayın özelliklerine göre değişebilir; her durum ayrıca değerlendirilmelidir. Nihai uygulamada yürürlükteki mevzuat hükümleri ile resmî kurum kayıtları esas alınır.
